sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

125 kişi kendisini tutuyor, 23 arkadaşı var.


şu an yaşadığı yer Antalya. (h)içsel kaygıcı olarak çalışıyor. http://basakisur.blogcu.com/ adlı bir sitesi var.

Yıldız Günlüğü

empeüçlerim

BLOG rss kaynağı

adresi: http://stargazer1974.sosyomat.com/blog
8 yorum var - 23 Eylül 2010 01:31 yazılmış
7 yorum var - 15 Eylül 2010 01:05 yazılmış
10 yorum var - 07 Ekim 2009 03:17 yazılmış
19 yorum var - 26 Eylül 2009 05:07 yazılmış
23 yorum var - 15 Eylül 2009 00:19 yazılmış
21 yorum var - 24 Ağustos 2009 15:07 yazılmış
10 yorum var - 08 Ağustos 2009 15:43 yazılmış
aferim57

Sitem

10 yorum var - 16 Temmuz 2009 16:53 yazılmış
9 yorum var - 14 Temmuz 2009 23:27 yazılmış
14 yorum var - 09 Temmuz 2009 13:27 yazılmış
25 yorum var - 05 Temmuz 2009 16:09 yazılmış
13 yorum var - 17 Mayıs 2009 02:23 yazılmış
12 yorum var - 13 Mayıs 2009 03:38 yazılmış
17 yorum var - 05 Mayıs 2009 21:03 yazılmış
15 yorum var - 04 Mayıs 2009 16:58 yazılmış

güvercinim yaşıor mu :)

sen Volga ben Pamir   02 Temmuz 2011 12:14  

vay be.. ilk seninle msjlaşmışım (:

Ned Kelly   26 Nisan 2011 04:26  

Yıllar su gibi akıyor :))

stargazer1974   21 Mayıs 2011 04:31  

yaşamak,yazmak olmuş...

uskudar   22 Şubat 2011 10:19  

velvet kisses   16 Aralık 2010 23:11  

ara-sıra ses ver:)

deprogjazzrock   28 Kasım 2010 21:05  

Sevgilisini Kaybedenlere Mahsus Öğrenim Belgesi

İntro
Seni terk ediyorum, aklımda kuşlar var.
Seni terk ediyorum, yazgımda kışlar var.
Çocukların uykusunu böler bu lanet şehir.
Mahrem bölgende bu şehre benzeyen bir ben var!
Payımıza düşen hep kir, kir, kir...
Seni terk ediyorum sevgilim, daha fazla dibe düşmemek adına,
daha fazla dibine düşmemek namına...

Evet.
Seni terk ediyorum.
Seni annenin ince uçlu bir yüzyılla
ince uçlu bir tığla çeyizin için işlediği gri cinayetlerin ortasında
ipek kokan dudaklarımla öptüm.
Seni benden önce dudaklarım gördü.
Seni benden önce başkaları ördü.
Bakışından öptüm.
Ürktüm,
ürktüm,
ürktüm...
Tüm olay mahallerini kendime diktim acıtarak etimi!
Tüm delilleri sana kilitledim sancıtarak rahmini!
Seni terk ettim.
Artık kendi kuşlarına mezar alzheimer bir göktüm.

Aklım mı?
Unut onu!
Savaş meydanlarında en çok ben öldürüldüm!

Şehrin çehresine kan gibi çöken ayrılığın gözlerine
perde diye kitap indiriyor tanrısız melekler.
Ben rakıyı biraz kaçırınca,
ben acıyı keskin yarıklarımla korkutup kaçırınca
dünyadır diye kendi göğümden kalkıp dudaklarına kaydım.
Sahi, filmlerde gördüğümüz Kadıköy müdür bu?
Tüm tuzlu sular kanayan kalbimize mi boşalır?
Oysa ben seni,
tanımadığım kara parçalarında sahipsiz bir İstanbul sandım!

Ben seni terk ettim!
Aylar gibi.
O ayların içindeki hastalıklı günler gibi
düşen uçakta yolculara hâlâ sakin olmaları gerektiğini söyleyen pilotun
ölmeden önce kendini seviştiği hostesin jartiyeriyle asmak istemesi gibi zevkli intihar denemeleri.
Onlar gibi: Kaza gibi;
Neden serin sularda bu kadar acıklı oluyor sevişmelerin sonu?
Hep onlar gibi, hep.
Seni terk ettim.

Aklım mı?
Unut onu!
O oynanan her aşk kumarında büyük sayıların arkasına gizlenirken
ben yektim.

- Ey İstanbul! Yanyana yürümeyelim biz seninle. Kanımı geri ver!
Sevişirken evrim geçiriyor bana verdiğin melek, yatağımda acılarımı kemiren bir emir olmuş.
Sürekli gitmen gerek emirleri yağıyor merkez büstüme.
Kanımı geri ver! Kanımı geri ver!
Yıkma bu savaşı benim üzerime!!! Yıkma bu savaşı benim üzerime!!!
Elleriyle seviştiğim kadın mor düşüyle bir melek olmuş.

Herkes mutsuz, herkes avare. Herkes bıkmış beynimde zikredilen olmaktan.
Kanımı geri ver dedim.
müşkülpesent kalmışım kanamaktan!

Biliyorum, biliyorum...
Ben... Ben seni terk ettim.
Sana çeyizine hediye getirir gibi marazlı bir bahar getirdim.
Uçurumlar getirdim.
Seni tüm filmlerden çok daha fazla ağlattım otobüs gelmeyen garlarda
Seni burada yolcu beklenmez diyen bekçiden çok daha fazla sinirlendirdim
çok daha fazla üzdüm.
Karanfil koktuk... Dalsız kaldık. Dilsiz kaldık.
Ben orada, tanrı tarafından tutulmamak üzere verilmiş bir sözdüm.

Sevgilim, geçmişim beni terk ediyor.
Öyle bir beddua saplamışsın ki bu savaşta etime
her yanımdan hiç durmayan
hiç bıkmayan
hiç usanmayan bir sen damlıyor...

Aklım mı?
Unut onu!
Unut onu!
O yüzsüz bir misafir, hep sende kalıyor...

Amed Kurtuluş

stargazer1974   05 Temmuz 2009 16:00  

Gül Kokusu

Dün gece senden, geçmişten söz ettik
Kalplerimize dokunup geçtin
Bazı şarkılar sensiz söylenmiyor
Gülsek ağlasak olmuyor, bitti

Çok yakınında bir gül var
Çok büyük cok kırmızı
Çok yakınında bir gul var
Çok sıcak cok alımlı; alev gibi

Bazen rüzgarlar bile dinleyip susar
Bazen yagmurlar duyar, gül kokusu konusur
Bazen yıldızlar bakar kayıp gidene
Bazen şarkılar bile güle benzer, tutuşur

Ezginin Günlüğü

stargazer1974   23 Ağustos 2008 04:22  

Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Mevlana Celaleddin Rumi

stargazer1974   28 Temmuz 2008 17:16  

KUM ve KÖPÜK

Düşünceler
Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,
kumla köpüğün arasında.
Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,
rüzgar köpüğü önüne katacak,
ama denizle kıyı daima kalacak.

Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.
Anımsamak bir tür buluşmadır.
Unutmak ise bir tür özgürlük.
Yüreğimdeki mühür
kalbim kırılmadan çözülebilir mi?
........
Arkadaşlık her zaman için
tatlı bir sorumluluktur,
asla bir fırsat değil.

Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç
senin gerçeğini açığa çıkarabilir.
İşte böyle bir anda
ya güneş altında çıplak danset,
ya da çarmıhını taşı.

İnsanlık, sonsuzluğun dışından
sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.
Şafağa ancak
gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir
......
Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.

Karşındakinin gerçeği
sana açıkladıklarında değil,
açıklayamadıklarındadır.
Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,
söylediklerine değil,
söylemediklerine kulak ver.

Söylediklerimin yarısı beş para etmez;
ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilir
diye konuşuyorum.
......
Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.
Arkasındaki gerçeği görürsün,
ama cam seni gerçekten ayırır.

Haydi seninle saklambaç oynayalım.
Yüreğime saklanırsan eğer,
seni bulmak zor olmaz.
Ancak kendi kabuğunun
ardına gizlenirsen,
seni bulmaya çalışmak
bir işe yaramaz
......
Sözler zamansızdır.
Onları zamansızlıklarını bilerek
söylemeli ya da yazmalısın.

Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
O, kanayan bir yaradan
veya gülümseyen bir ağızdan
yükselen bir şarkıdır..

Halil CibrAN
Kum ve Köpük - 1926

stargazer1974   16 Temmuz 2008 08:50  

SİS

Havada uçuyordu
Duvarlardan geçiyordu
Elverdi şatlup / ışıktan geçti
Maya ağacının kökleri üzerinde melaikeler bekliyordu.

Odalarına gir cennet yüreğinin
Yıldızları yad et birbir.
Gecenin derinliklerinde anahtarlar şıkırdar
Hava kızları raksederler

Sis / gökyakutlarda
Sis / rüyalarda
Sis / yasak meyva
Sis / dudaklarda

Hüzün / yüzyıllar boyu
Tövbe / günahlara
Veda / zehirli elma
Gonca / dudaklarda

Eski zaman elbiseleri akıp gidiyor üzerinden
Sekiz bulut dağının prensesi
Mevsimlik heveslerini dökmüş çiçeklerin ecesi
Olan olmadı biten de bitmedi.

Gizli bahçelerde lirik bahar senfonileri
Geçmiş - an ve gelecek
Varolmuş ve olacak
Havadis avcısı adamotları topladı kehanet ırmağının kıyılarından
La mekan ! la kuyud !
Salamender'in tılsımı ateşte.
Tozdan geldin toza dön !
Ayna krallığının sihirli tacı görünmez oldu.
Kum yatağında kum. dikenler parçaladı avuçlarını
Silinip gitti.
Yüzü önce / sonra elleri / ve sonra tebessümü bile unutuldu.

Hırs akrebi vahşice kanırttı acımasız, meşum
Kim daha yükseklerde o mu ben mi ?
Başında kainatın sarkacı
Geçmiş - an ve gelecek
Varolmuş ve olacak.

Sekiz bulut dağının prensesi
Mevsimlik heveslerini dökmüş
Eski zaman elbiseleri akıp gidiyor üzerinden

stargazer1974   16 Temmuz 2008 04:50  

Her yerde olan ,hiçbir yerde
Biryerde olan, her yerde

Mevlana

stargazer1974   04 Temmuz 2008 01:10  


Ben sana göre değilim..Çatılarda gezemem..Sana Jüpiter'in çatılarının üstünde gezen bir çocuk doğuramam..Koş, annene git.Dünya O'nun dünyası.Ama O'nun dünyası benim dünyama kapalı.Ben yere daha akınım. Bu topraklardan kopamıyorum çünkü.
Ben toprak meleğiyim.Eskiden kuş olan.Kanatlarımı yalnızca dönüşlerde, dengemi korumak için kullanıyorum.Acele etmeden ulaşacağım oraya. Bir doğuş, bir vaftiz, bir nikah.Bir ölüm....
Stefan Tsanev
Hayat İki Kadındır-1980

stargazer1974   17 Haziran 2008 04:56  

İnsan uzaya benziyor..Dünya ile ayın arasından nasıl geçilebilinirse tıpkı öyle; şu an belki de paralel dünyalardan insanlar bizi yarıp geçiyorlar...Birlikte yaşıyoruz aynı anda..Birbirimizi delip geçiyoruz ama birbirimizi görmüyoruz, duymuyoruz..Yalnız bazen bişeyler işitir gibi oluyoruz...
Sanki bişeyler hisseder gibiyiz..Düşlerimizde bişeyler görüyoruz. Ama birbirimize dokunmadan geçebiliyoruz...
...Birbirimizden geçiyoruz dokunmadan..Yalnızca zaman zaman bişeyler işitiyoruz, hissediyoruz ve birbirimizi görmeden geçiyoruz....
..Ve geçiyoruz, ayrı dünyaların insanlarıyız biz ama birbirimize zarar vermeden geçemiyoruz. İçimizde bulunanı boğuyoruz.Birbirimize dokunmadan....
Stefan Tsanev
Hayat İki Kadındır-1980
Şu an çalıştığımız oyundan paragraflar...:))

stargazer1974   11 Haziran 2008 03:12  

AriEL rss kaynağı

Ferd-i Fikr-i

Hüsnü ŞENLENDİRİCİ - İsmail TUNÇBİLEK - Yılmaz ERDOĞAN

MEVLANA
"ETME"

stargazer1974   28 Temmuz 2008 14:00  

2009 Dünya Astronomi Yılı

stargazer1974   27 Nisan 2008 19:55  

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    5818 üyesi var. üyelik serbest.
  2. kadın

    kadın

    1668 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  3. marksist idman yurdu

    marksist idman yurdu

    896 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. tiyatro

    tiyatro

    784 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  5. hafif meşrebi mevzular

    hafif meşrebi mevzular

    165 üyesi var. üyelik serbest.
  6. anti faşist

    anti faşist

    104 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. sosyomat almanağı yayımlama

    sosyomat almanağı yayımlama

    70 üyesi var. üyelik serbest.
  8. Sokak Hayvanlarına Destek

    Sokak Hayvanlarına Destek

    61 üyesi var. üyelik serbest.



 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage